FELAKET TELLALI TELEFONLAR....

            Bugün telefonlarım felaket tellalı gibiydi adeta.. Her zamanki gibi erken kalktım Bugünde evde yapılacak o kadar iş vardıki!    Ancak ilk önce sonuna çok az kalan elimdeki kitabı bitirmek istedim.  Kalkar kalkmaz hemen elime alıp bir saat içinde bitiriverdim..  Günlerdir evin doğalgaz işleriyle uğraşıyorum.  Ben biran önce bitirmek istedikçe, aksilik aksilik üstüne.  Sona yakın herşey tekrar tekrar altüst oluyor.  Bugün yine servis çağırmak zorunda kaldım velhasıl.  Ben onlarla uğraşırken zaman akıp gidivermiş. Kapı zilinin  sesiyle birlikte saate bir baktım.  KIzım kapıda öğle olmuş bile.  KIzıma hemen yemeğini koydum ve hergün yaptığımız gibi komşumla kahve saatine gelmiş zaman.  Aşağı kata indim içeri girdim.  Daha kahvelerimizi yudumlarken bir telefon sesi.  Baktım dostluğumuzun çok eskilere dayandığı arkadaşım telefonda. Belki bir yıldır görüşemiyoruz ayrı şehirlerde oturduğumuz için.  Ancak bundan yirmi gün kadar evvel bu arkadaşımın kızını rüyamda gördüm.. Allah allah dedim neden gördümki  Zeynepi şimdi?.  Arayıp konuşayım istedim ama koşuştururken  tamamen aklımdan çıkmış arayamadım..  Ben aramadan o aradı neyseki.. Ama sesi bir tuhaf arkadaşımın hayırdır dedim ne oldu sesin iyi gelmiyor? Eşine abi derim. Eşi hastanede yatıyormuş malesef lösemi olmuş. Demek ondanmış dedim bende yirmi gün önce zeynepi rüyamda gördüm. Kafasında bir tesettür vardı.   Bazan bana böyle oluyor. Sizede olurmu bilmem. Benim için çok önemli insanların başına bişiy gelecekse, bu rüyalarıma yansır. Telefonu konuştuktan sonra kapattım. Dışarıda arkadaşımla işlerimiz vardı. Kahveden sonra birlikte dışarı çıktık.. Neyse işlerimiz uzun sürmedi ama bu arada saat öğleni çoktan geçmişti. Bir yemek yiyelim dedik. Masaya oturduk daha siparişlerimiz gelmeden yine bir telefon.  Baktım kardeşim arıyor. Çok sevdiğimiz bir teyzemiz vefat etmiş.  Çok şaşırdım aman tanrım dedim. Bugün telefonu açmamak lazım.  Bir günde iki üzücü haberin gelmesi beni çok sarstı.. Her ikiside o kadar çok sevdiğim insanlardıki!  Biri hayat dolu hiç ölmeyecekmiş gibi gelen teyzemiz.  Diğeri çok sevdiğim abim..  O  kadar çok üzüldümki.. Birden hayatın ne kadar kısa olduğunu anlattı.   Bütün bu  olanlar.   Herşey birden anlamını yitiriverdi  gözümde. Ne kadar küçük şeyleri sorun ediyoruz.  Ne kadar küçük şeylerin kavgasını veriyoruz hayatta , ve ne kadar küçük şeyler için kırıyoruz birbirimizi..  Oysa bütün bunlar ne kadar anlamsız değilmi?

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !